Başyazı

OSİAD’ın 35 YILINDA ÜRETİMİN VE SANAYİNİN GELECEĞİ

Değerli OSİAD Üyeleri,

Derneğimizin kuruluşunun 35. yılını geride bırakmanın gururunu yaşıyoruz.

Kuruluşumuzdan bugüne kadar OSİAD üyelerine ve OSTİM’e hizmet eden değerli başkanlarımıza, yönetim kurulu üyelerimize ve her zaman yanımızda olarak desteklerini esirgemeyen kıymetli üyelerimize teşekkür ediyorum. 

suat hisatcıklılar

Bu 35 yıllık süreç içerisinde aramızdan ayrılan yönetim kurulu üyelerimizi ve OSİAD üyelerimizi de rahmetle anıyorum.

Bugün bayrağın yeni kuşaklara devredildiğini ve aktif, dinamik, teknolojik gelişmeleri yakından takip eden yeni yönetimimizin önemli çalışmalara imza attığını memnuniyetle görüyoruz. Temennimiz, devraldıkları bu bayrağı her zaman daha ileriye taşımalarıdır.

Bir sivil toplum kuruluşunun 35 yıl boyunca sanayicinin sorunlarını gündeme taşıması, bunları ilgili ve yetkili mercilere aktarması, OSİAD üyeleri ve OSTİM sanayisi açısından önemli bir kazanımdır. OSTİM, ülkemiz sanayisi açısından adeta bir pilot bölge ve kuluçka merkezi niteliğindedir. Bugün organize sanayi bölgelerimizde faaliyet gösteren pek çok firmamızın temellerinin OSTİM’de atılmış olması da bunun en önemli göstergelerinden biridir.

Küresel Gelişmeler ve Ekonomiye Etkileri

Dünya, son yıllarda siyasi ve ekonomik açıdan oldukça zorlu bir dönemden geçmektedir. Pandemiyle başlayan süreç; Rusya-Ukrayna Savaşı, Orta Doğu’da yaşanan çatışmalar ve küresel ölçekte artan siyasi belirsizliklerle devam etmiş, dünya ekonomisi üzerinde ciddi baskılar oluşturmuştur.

Türkiye ekonomisi de doğal olarak bu gelişmelerden etkilenmiştir. Küresel belirsizliklere ülkemizin kendi ekonomik koşulları da eklendiğinde, özellikle üretim yapan kesimler açısından oldukça güç bir tablo ortaya çıkmıştır.

Ekonomide uygulanan sıkılaşma politikalarına rağmen enflasyonun istenilen seviyelere gerilememesi, sanayicimizin karşı karşıya olduğu maliyet baskısının devam etmesine neden olmaktadır.

Döviz kurlarındaki gelişmeler de özellikle ihracatçı firmalarımız açısından önemli bir sorun alanı oluşturmaktadır. Üretim maliyetlerindeki artış ile döviz kuru arasındaki dengenin ihracatçı aleyhine gelişmesi, firmalarımızın dış pazarlardaki rekabet gücünü önemli ölçüde zorlamaktadır.

Bunun yanında işçilik maliyetlerinde yaşanan artış, üretim maliyetlerini yükseltmiş ve sanayicilerimizin uluslararası pazarlarda rekabet etmesini giderek güçleştirmiştir. Özellikle tekstil gibi emek yoğun sektörlerde bazı üreticilerin daha düşük maliyetli ülkelere yönelmesi, üzerinde dikkatle durulması gereken bir gelişmedir.

başyazı8

Tüm bu koşullar üretimin sürdürülebilirliği üzerinde baskı oluşturmakta; finansal yükümlülüklerini karşılamakta zorlanan bazı işletmeler faaliyetlerini küçültmekte veya sonlandırmak zorunda kalmaktadır. Bu durum yalnızca firmalar açısından değil, üretim kapasitemiz ve istihdamımız açısından da değerlendirilmesi gereken önemli bir meseledir.

Tüm bu koşullar üretimin sürdürülebilirliği üzerinde baskı oluşturmakta; finansal yükümlülüklerini karşılamakta zorlanan bazı işletmeler faaliyetlerini küçültmekte veya sonlandırmak zorunda kalmaktadır. Bu durum yalnızca firmalar açısından değil, üretim kapasitemiz ve istihdamımız açısından da değerlendirilmesi gereken önemli bir meseledir.

Finansmana Erişim ve Sanayicinin Maliyet Yükü

Para politikalarındaki sıkılaşma sonucunda finansmana erişim sanayicilerimizin karşı karşıya olduğu temel sorunlardan biri hâline gelmiştir. Kredi imkânlarının daralması ve finansman maliyetlerinin yüksek seviyelere ulaşması, özellikle üretim yapan işletmeler açısından ciddi bir yük oluşturmaktadır.

Yüksek faiz oranlarıyla kullanılan kredilerin üretim faaliyetlerinden elde edilen gelirle karşılanması giderek güçleşmektedir. Sanayinin çarklarının sağlıklı biçimde dönebilmesi için üreticinin makul koşullarda finansmana erişebilmesi büyük önem taşımaktadır.

Bir diğer önemli sorun ise nitelikli iş gücüne erişimdir. Özellikle teknik personel ve ara eleman ihtiyacı sanayimizin uzun süredir çözüm bekleyen başlıkları arasındadır. Mesleki ve teknik eğitimin sanayinin ihtiyaçları doğrultusunda güçlendirilmesi, gençlerimizin üretim sektörlerine yönlendirilmesi ve nitelikli iş gücünün çalışma hayatında kalmasını destekleyecek politikaların geliştirilmesi gerekmektedir.

Aynı zamanda genç kuşakların çalışma hayatından beklentilerinin değiştiğini de göz önünde bulundurmalıyız. Gençlerin üretim ve sanayi alanlarına ilgisinin artırılması, yalnızca gençlerimizin değil; ailelerin, eğitim kurumlarının, iş dünyasının ve kamunun birlikte ele alması gereken bir konudur.

Nitelikli ve teknik personel temininde yaşanan güçlükler, sanayi işletmelerini yabancı iş gücüne daha fazla yönelmeye de sevk etmektedir. Bu tablo, ülkemizin mesleki eğitim ve istihdam politikalarının sanayinin ihtiyaçlarıyla daha güçlü biçimde ilişkilendirilmesinin gerekliliğini ortaya koymaktadır.

 

başyazı7

Vergi Yükü ve Üretimin Desteklenmesi

Sanayicilerimizin ve vatandaşlarımızın üzerindeki vergi yükü de üzerinde önemle durulması gereken konulardan biridir. Kamu maliyesinin ihtiyaçları anlaşılmakla birlikte, bütçe dengelerinin sağlanmasına yönelik tedbirlerin üretim yapan kesimler üzerinde aşırı bir maliyet baskısı oluşturmaması gerektiğine inanıyorum.

KDV, emlak vergileri, gelir ve kurumlar vergileri ile ÖTV başta olmak üzere üretimi ve yatırımı doğrudan etkileyen mali yüklerin gözden geçirilmesi ve sanayicinin rekabet gücünü destekleyecek adımların atılması önem taşımaktadır.

Sanayicinin, tüccarın ve esnafın yeterince desteklenmediği bir ekonomik ortamda işletmelerin faaliyetlerini sürdürebilmesi giderek zorlaşmaktadır. Bunun uzun vadeli sonucu ise üretim kapasitesinin zayıflaması ve ekonominin ithalata daha bağımlı hâle gelmesi riski olacaktır.

Bu nedenle ülkemizin ekonomi politikalarının merkezinde her zaman üretim bulunmalıdır. Üretimi göz ardı etmenin ülkemize ekonomik ve sosyal maliyeti ağır olacaktır. Türkiye’nin güçlü bir üretim ekonomisine sahip olması, yalnızca sanayicinin değil, toplumun bütün kesimlerinin ortak menfaatidir.

Koşullar ne kadar zor olursa olsun bu ülke hepimizin. Çalışmak, üretmek ve daha yüksek katma değer yaratmak zorundayız. Bunun için sanayicimizin de kamunun desteğini yanında hissetmesi; yatırımın, üretimin, ihracatın ve istihdamın önünü açacak politikaların güçlendirilmesi gerekmektedir.

Sanayicinin beklentisi ayrıcalık değil; üretimini sürdürebileceği, yatırım yapabileceği ve dünya ile rekabet edebileceği öngörülebilir bir ekonomik ortamdır. Kamu politikalarının da üreticinin önündeki yükleri artırmak yerine üretimin ve yatırımın önünü açacak şekilde şekillenmesi gerektiğine inanıyorum.

Türkiye Cumhuriyeti’nin kurucusu Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün sanayi ve üretime verdiği önemi ifade eden anlayışı bugün de yol göstericimiz olmalıdır:

“Her fabrika bir kaledir.”

OSİAD’ın 35 yıllık birikiminin, yeni kuşakların enerjisi ve vizyonuyla daha da ileriye taşınacağına inanıyorum.

Hepinize sağlık, huzur ve başarı diliyor; sevgi ve saygılarımı sunuyorum.

Suat HİSARCIKLILAR

Ostim Sanayici ve İş İnsanları Derneği (OSİAD)

2. Başkanı

(1994-1996)

OSİAD’ın 35 YILINDA ÜRETİMİN VE SANAYİNİN GELECEĞİ Devamını Oku »

35 YILLIK BİR DAYANIŞMA VE ÜRETİM HİKAYESİ

Önder bülbüloğlu yatay
Önder Bülbüloğlu

OSİAD, yalnızca bir dernek değildir.
OSİAD; üretmenin, birlikte başarmanın ve ülkesine değer katmanın adıdır.

 

Kurucu arkadaşlarımızla birlikte yola çıktığımızda amacımız yalnızca bir dernek kurmak değildi. OSTİM’de üretim yapan sanayicilerin sesini duyurabilecekleri, sorunlarına ortak çözümler üretebilecekleri, bilgi ve deneyim paylaşımında bulunabilecekleri güçlü bir platform oluşturmayı hedefliyorduk. O yıllarda Türkiye’nin ekonomik şartları da sanayicinin yükünü hafifleten değil, tam tersine mücadele etmeyi zorunlu kılan bir yapıdaydı. Ancak biz her zaman üretimin gücüne inandık.

1991–1994 yılları arasında OSİAD Başkanlığı görevini yürütürken en büyük önceliğimiz, birlik ve dayanışma kültürünü kalıcı hale getirmek oldu. Çünkü biliyorduk ki bireysel başarılar değerlidir ama kalıcı kalkınma ancak ortak hareket kültürüyle mümkündür. Sanayicilerin bir araya geldiği, birbirine destek olduğu, ortak sorunlara ortak çözümler aradığı bir yapı oluşturmak için büyük emek verdik.

OSİAD kısa süre içerisinde yalnızca bir meslek örgütü değil, OSTİM’in ortak aklı haline geldi. Eğitimden sanayi politikalarına, girişimcilikten mesleki gelişime kadar pek çok alanda çalışmalar yürüttük. Üreten insanların yanında duran, çözüm üreten ve geleceğe bakan bir anlayışı benimsedik.

img 1028

Bugün geriye dönüp baktığımda en büyük mutluluğum, OSİAD’ın kuruluş ruhunu koruyarak büyümeye devam ettiğini görmek oluyor. 35 yıllık süreçte yönetimler değişti, kuşaklar yenilendi, dünya değişti; ancak OSİAD’ın temel değerleri değişmedi. Dayanışma, üretim, girişimcilik ve ülkeye katkı sağlama anlayışı hâlâ aynı güçle devam ediyor. Bir kurumun gerçek başarısı da zaten burada ortaya çıkar. Eğer yıllar geçse bile kuruluş idealleri yaşamaya devam ediyorsa, orada güçlü bir kurumsal kültür oluşmuş demektir.

Bugün dünya çok hızlı bir dönüşümden geçiyor. Teknoloji, dijitalleşme, yapay zekâ, yeşil dönüşüm ve küresel rekabet artık sanayinin merkezinde yer alıyor. Türk sanayicisinin bu değişime uyum sağlayabilecek bilgiye, cesarete ve üretim gücüne sahip olduğuna inanıyorum. Özellikle genç girişimcilerin ve yeni nesil sanayicilerin çok daha büyük başarılara imza atacağını düşünüyorum. Yeter ki üretimden vazgeçmeyelim, birlikte hareket etmeyi sürdürelim ve ortak akıl kültürünü koruyalım.

OSİAD’ın gelecekte de yalnızca bugünün değil, yarının sanayisini şekillendiren öncü yapılardan biri olacağına inanıyorum. Üniversite-sanayi iş birliklerinden teknoloji yatırımlarına, ihracat odaklı üretimden genç girişimcilerin desteklenmesine kadar pek çok alanda daha büyük projelerin hayata geçirileceğini düşünüyorum. Çünkü OSİAD’ın temelinde güçlü bir tecrübe ve sağlam bir vizyon vardır.

Ben her zaman şuna inandım:

  • Üreten toplumlar güçlü olur.
  • Dayanışma içinde çalışan kurumlar kalıcı olur.
  • Geleceğe yatırım yapan ülkeler ise dünyada söz sahibi olur.

35 yıl önce attığımız adımın bugün hâlâ büyüyerek devam ettiğini görmek benim için büyük bir gurur ve mutluluk kaynağıdır. Bu yolculukta emeği geçen tüm başkanlara, yöneticilere, üyelerimize ve OSTİM’e değer katan herkese gönülden teşekkür ediyorum.

OSİAD, yalnızca bir dernek değildir.
OSİAD; üretmenin, birlikte başarmanın ve ülkesine değer katmanın adıdır.



Önder BÜLSBÜLOĞLU

Ostim Sanayici ve İş İnsanları Derneği (OSİAD)

Kurucu Başkanı

(1991-1994)

Bundan 35 yıl önce, OSTİM’in yükselen sanayi potansiyeline baktığımızda hepimizin ortak bir düşüncesi vardı: Üreten insanların birlikte hareket ettiği güçlü bir yapı kurulmalıydı. Çünkü sanayi yalnızca makinelerden, fabrikalardan ya da ticaretten ibaret değildir. Sanayi; vizyon, dayanışma, güven ve ortak akıl demektir. İşte OSİAD, tam da bu anlayışla doğdu.

35 YILLIK BİR DAYANIŞMA VE ÜRETİM HİKAYESİ Devamını Oku »

UZUN ÖMÜRLÜ OLSUN

Değerli Dostlarım,

OSTİM Sanayici ve İş İnsanları Derneği (OSİAD) 35. kuruluş yılını kutluyor. Kurulduğu günden bu yana Mustafa Kemal Atatürk’ün sanayi ve kalkınma anlayışına uygun şekilde hareket eden; işçisiyle, yöneticisiyle ve işvereniyle özel bir topluluğuz. Çatısı altında bulunduğumuz derneğimiz de aynı anlayışın güçlü bir temsilcisidir.

esat hisarcıklılar4

Kurucularımız geçmişte hem sanayi hem de sosyal alanda örnek çalışmalar ortaya koydular. Bizler de onlardan devraldığımız bu bayrağı daha ileriye taşımak ve bizden sonraki kuşaklara en güçlü şekilde teslim etmek zorundayız.

Bu bağlamda, göreve geldiğimiz bir sene içinde üyelerimize katkı sağlayacak, onların sorunlarına bir nebze olsun merhem olacak faaliyetlere imza attık. Bu bir yılda; 

  • Tam 10 yıl aradan sonra OSİAD’ın dergisi olan PERÇİN tekrardan yayın hayatına başladı,
  • 25 yeni üye kaydı yaptık,
  • 17 adet eğitim/seminer/webinar,
  • 42 adet yönetim kurulu toplantısı,
  • 83 adet üye ziyareti,
  • 8 adet iş birliği görüşmeleri (milli eğitim müdürlükleri, bakanlıklar, üniversiteler),
  • 2 adet Avrupa Birliği projesi,
  • 12 adet akademi toplantısı,
  • 7 adet indirim protokolü sözleşmesi (Opet, Başkent Üniversitesi, ABC Anaokulları, Delta İş Makineleri, Özel Batıkent Bilgi Hastanesi, Dünya Göz Hastanesi, Lösante),
  • 77 adet kurum ziyareti (dernekler, federasyonlar, konfederasyonlar, OSB’ler, yerel yönetimler, bakanlıklar, üniversite ziyaretleri),
  • 2 adet kültür-sanat etkinliği (tiyatro, doğa gezisi),
  • 1 adet Yeşil Zirve Çalıştayı,
  • 3 adet kadın üyelerle etkinlik (komisyon kahvaltısı ve kadınlar günü programları),
  • 3 adet yeni komisyon (hukuk komisyonu, kültür-sanat komisyonu, üye destek ve gelişim komisyonu),
  • 3 adet OSİAD’a katkı çalışması (sanayi belgeseli, e-bülten, anket çalışması)
  • 65 adet basın duyurusu (yazılı/dijital/tv kanalı) gerçekleştirdik.

 

PERÇİN’İN tekrardan yayın hayatına başlamasıyla beraber hem etkinliklerimizi duyurmak hem de üyelerimizin arasını güçlendirmek amacıyla hamleler yapmaya devam edeceğiz.

 

perşin25

Derneğimiz, kuruluşundan

PERÇİN’İN tekrardan yayın hayatına başlamasıyla beraber hem etkinliklerimizi duyurmak hem de üyelerimizin arasını güçlendirmek amacıyla hamleler yapmaya devam edeceğiz. 

OSİAD Yönetim Kurulu Toplantımızda aldığımız karar gereği oluşturduğumuz komisyona başkanlık eden Yönetim Kurulu Üyemiz Gülşen Sucu İnal başta olmak üzere diğer ekip arkadaşlarıma da ayrıca bir parantez açmak istiyorum. İki ay gibi kısa bir süre içerisinde dergimiz tekrar yayın hayatına hazır hale geldi. Bu noktada üyelerimiz Şebnem Kurt ve Elif Sargın’a teşekkür ediyorum. Burada bir parantez de OSİAD Basın Danışmanız Sami Gökçe Beyefendiye açmak istiyorum. O da derginin tasarım ve editörlük aşamasında gecesini gündüzüne katarak büyük emek sarf etti.

Her şeyden önce faydalı ve kalıcı bir iş yapmak amacıyla yola çıktığımızı bilmenizi isterim. Görüş ve önerileriniz bizim için büyük önem taşımaktadır.

 Bu vesileyle Perçin ekibine derneğimiz adına tekrardan teşekkür ediyor, siz değerli üyelerimize keyifli okumalar diliyorum.

 Ayrıca Ramazan Bayramınızı da en içten dileklerimle kutluyorum.

İyi okumalar, iyi bayramlar.

Esat Hisarcıklılar

Ostim Sanayici ve İş İnsanları Derneği (OSİAD)

Yön. Kur. Başkanı

UZUN ÖMÜRLÜ OLSUN Devamını Oku »